Köyümüz

            

Köyümüz , Karadeniz Bölgesinde Bolu ilinin Gerede ilçesine bağlıdır. Bolu'ya 90 km , Gerede'ye 37 km , Ankara'ya 126 km , yaylamıza 5 km mesafededir. Gerede ve Kızılcahamam arasında (eski adı E-5 olan) D-750  karayolundan 10 km içerdedir, deniz seviyesinden yüksekliği 1490 m'dir.    

Hemen yanı başında bulunan Yukarı Ovacık Köyü , adından da anlaşılacaği gibi kardeş köydür. Köyümüz Bolu-Ankara il sınırına çok yakın olduğu için hem kültür olarak hem de iklim olarak İç Anadolu ve Karadeniz Bölgelerinin karakteristik özelliklerini taşır.  

Şimdiki asfalt karayollarının olmadığı yıllarda, köyümüz Çamlıdere ve Gerede ilçeleri arasındaki geçiş yolu üzerinde bulunduğu için, yolculuk edenlerin uğrak yeri olmuştur. O tarihlerde yolculuk edenlerin parasıyla kalacağı ve karnını doyuracağı bir mekan olmadığı için günlerce süren yolculuklar süresince bu tür ihtiyaçlar, köylerde karşılanırmış. Köyün ileri gelenleri , hiçbir karşılık beklemeden yolcuların barınma ve gıda ihtiyaçlarını karşılarlarmış.  Bu konaklama geleneği de bizim köyümüzde sürdürülmüştür. Bundan dolayı da cumhuriyet döneminde köyümüz "Küçük İstanbul" diye anılmaya başlanmıştır. Köyümüz Gerede, Kızılcahamam ve Çamlıdere yörelerinden özellikler taşır.   

Harita için buraya tıklayınız.

Köyümüz, İç Anadolu ve Karadeniz Bölgesi iklimlerini yansıtır. Köyümüz ve yaylamız arasında sadece 5 km mesafe olmasına rağmen, iklim olarak belirgin farklar vardır. Köyümüz yazın sıcak ve kurak, yaylamız ise nisbeten daha serindir. Temmuz - Ağustos aylarında yaylada akşamları soba yakıldığı günler olmuştur. Kışın ise hem köyümüz hem de yaylamız bol kar yağışlı ve soğuktur. Bundan dolayı tarım yeterince gelişememiştir ve kışın yollar kardan dolayı sık kapandığı için köyümüzün nüfusu azalmıştır. hemşehrilerimizin çoğu Ankara'da marangozluk ve ticaretle uğraşmaktadır. 

Köyümüz , Gerede köyleri arasında yapılan futbol turnuvasında 4 kere katılıp , 3 kere şampiyon olmuştur.

Gerede Esentepe'de düzenlenen yağlı güreş turnuvasında köy halkımızdan merhum Süleyman Altınbaş 1972-1973-1974-1975 yıllarında 4 kere güreş ağası seçilmiştir.

Köyümüz, Osmanlı devlet arşivlerinde 1530 yılına dair kayıtlarda görünmektedir. Aşağıovacık Köyü Osmanlı'dan önce de Rumlara mesken olmuş ve hala köyümüzde tarihi kalıntıları mevcuttur. Köyümüzden Osmanlı Saraylarında çok önemli görevlerde bulunan şahsiyetler yetişmiştir, Sultan 2. Abdulhamid'in ser marangozu Hacı  Habib Efendi (Serim),  Medine'de Mescidi Nebevi'nin ana giriş kapılarından birisini yapmıştır ve bu kapı hala kullanılmaktadır. Bir rivayete göre aşağıda 2007 yılında çektiğimiz fotoğrafı bulunan bu kapıyı yapmıştır.

Mescidi Nebevi Kapısı

Kendisi yine Medine-i Münevvere'de vefat etmiş ve oraya defnedilmiştir. Kendisine hizmetlerinden dolayı, Sultan 2. Abdulhamid  tarafından (hicri 1309) miladi 1891 yılında köyümüzdeki cami yaptırılarak hediye edilmiştir.

 Aşağı Ovacık Köyü Camisi

Yine Sultan 2. Abdulhamid'in (1842 - 1918) yaverlerinden Hacı İbrahim Özçelik ve Cumhuriyet Döneminde Mustafa Kemal Atatürk'ün genel sekreterlerinden ve Lozan'da da İsmet İnönü'nün yanında askeri danışman olarak bulunan Albay Mehmet Tevfik Bıyıklıoğlu (1889 - 1961), köyümüzün torunlarındandır.

Çanakkale Savaşı ve Kurtuluş Savaşı'nda köyümüz, muhtelif cephelerde birçok şehit vermiştir. Mollamehmetgil'den Mehmet oğlu Hakkı (Görgülü), Boyacıgil'den Akif (Candan) ve Hacıhasangil'den (Apaydın ailesi) aynı evden 5 kardeş şehit düşmüştür. Bu isimler, tesbit edebildiklerimizden sadece bazılarıdır.

Dalgalan sende şafaklar gibi ey nazlı hilal

 Aşağıovacık Facebook sayfamız

Saat
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam10
Toplam Ziyaret50079